Sofya’da Gezilecek Yerler
Sofya’da Gezilecek Yerler

Sadece bir sınır kapısı uzaklığındaki komşu ülkemiz Sofya’da gezilecek yerleri bir hafta sonuna sığdırdık! Çağlar boyunca Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Sovyetlerin yardımı ile Bulgaristan’ın kuruluşu sonucu başkent haline getirilen ve M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanan tarihiyle Avrupa’nın yerleşimi olan en eski şehri. Balkanların Paris’i olarak adlandırılan bu küçük ama huzur dolu şehir, kısa ama keyifli bir tatil geçirmek isteyenlerin favorileri arasına girecek.

Vitosha Bulvarı

Vitosha Bulvarı
Vitosha Bulvarı

Sofya’nın kalbi olan Vitosha Bulvarı, trafiğe kapalı bir alışveriş ve yemek caddesi. Vitosha Dağının manzarasına karşı konumlanmış olan caddenin iki tarafı da ağaçlar ile peyzajlandırılmış. Birçok lüks markanın mağazasını görebileceğiniz Vitosha Bulvarında özellikle şık yemeklerin yendiği restoranlar ve kafeler yer alıyor. I. Dünya Savaşı sırasında inşa edilen ve hala o dönemin binalarının yer aldığı bulvarın başlangıcı, Patrik Eftemii Caddesinden başlayıp Hilton Otele kadar devam ediyor. Tavsiyemiz restoranlardan birinden yemek yiyip meşhur Bulgar dondurmasını da tattıktan sonra, bulvar boyunca göreceğiniz birçok Bulgar gülü dükkanından birine girip gül içerikli kozmetiklerden hediye almanız. 

Aleksandr Nevski Katedrali

Aleksandr Nevski Katedrali
Aleksandr Nevski Katedrali

Sofya’nın ikonikleşmiş simgesi olan Aleksandr Nevski Katedrali, 1912 yılında Neo-Bizans mimari stili ile inşa edilmiş. Göz alıcı altın kaplama kubbesi ile şehir merkezinde kolaylıkla dikkat çekebilen Aleksandr Nevski Katedrali, 1877-1878 Osmanlı-Rus mübadelesi sırasında hayatını kaybetmiş olan Bulgar, Ukraynalı, Rus ve Belaruslu olan Slav kökene sahip yaklaşık 200.000 askerin anısına yaptırılmış. Osmanlı-Rus Savaşından sonra da Bulgaristan bağımsızlığını kazanarak bir devlet haline gelmiş. Dünyanın en büyük Ortodoks katedrallerinden biri olan Aleksandr Nevski Katedralinde en ağırının 12 ton olduğu farklı boyutlarda tam 12 adet çan bulunuyor ve aynı anda 10 bin kişi ibadet edebiliyor. İçeri girişin ücretsiz olduğu katedrale ulaşmak için aynı adı taşıyan Aleksandr Nevski Meydanına gitmeniz yeterli olacaktır.

Banyabaşı Camii

Banyabaşı Camii
Banyabaşı Camii

Kadı Seyfullah Efendi Camii olarak da bilinen Banyabaşı Camii, 1578 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Kızıl kiremit rengi yüksek minaresi ve geniş kubbesi ile fark edilen Banyabaşı Camii, Sofya’da güncel olarak ibadet edilebilen tek cami olma özelliğini taşıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş sayılı yapılardan ve 32 adet camiden yalnızca biri olan Banyabaşı Camii komünist rejim döneminde oldukça zarar görmüş. Ancak komünist rejimin değişmesi ile birlikte yeniden restore edilen camide 500’den fazla kişi aynı anda ibadet edebiliyor.

Aziz George Rotunda Kilisesi

Aziz George Rotunda Kilisesi
Aziz George Rotunda Kilisesi

Serdika Kilisesi olarak da bilinen Aziz George Rotunda Kilisesi, 4. yüzyılın başlarında Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş. Sofya’nın inşa edilmiş en eski yapısı olma özelliğini taşıyan Aziz George Rotunda Kilisesinden günümüze yalnızca tek bir bölüm ulaşabilmiş. UNESCO tarafından koruma altına alınmış ve UNESCO Dünya Mirasları listesine alınmış olan kilise zamanında Hun İmparatorluğu tarafından neredeyse tamamen yıkılmış. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise yeniden inşa ettirilerek cami olarak kullanılmış. Günümüzde Doğu Avrupa’nın en eski Ortodoks kilisesi olduğu bilinen Aziz George Rotunda Kilisesinin altında birçok arkeolojik kazı çalışması yürütülüp, saklanan parçalar ziyaretçilere açık olarak sunulmakta. St. George Rotunda Kilisesi’ni ziyaret etmek için Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı Binası ile Sheraton Otelinin arasında kalan bölüme geçmelisiniz.

Gradska Gradina (Şehir Parkı)

Gradska Gradina (Şehir Parkı)
Gradska Gradina (Şehir Parkı)

Sofya dağların arasına konumlandırılmış yemyeşil bir şehir. Tabi şehrin eğlence noktalarının başında da parklar geliyor. Gradska Gradina yani Şehir Parkı, Sofya’nın merkezine konumlandırılmış olan en kalabalık parkların başında geliyor. Tavsiyemiz mevsim fark etmeksizin dolu olarak görebileceğiniz Gradska Gradina’ya öğle yemeğinizi kapıp gelmeniz ve yeşilliklerin tadını çıkarmanız. Sofya’da her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz sandviç, börek, dilim pizza gibi yiyecekler de bizce tam olarak parklara yakışıyor. Bolca dinlenip keyif yaptıktan sonra da parkın içerisinde yer alan Ulusal Tiyatro binasını ziyaret edebilirsiniz.

Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu

Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu
Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu

Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu, 1904 yılından beridir Gradska Gradina yani Şehir Parkının tam ortasında yer alıyor. Krastyu Sarafov olarak da bilinen Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu, II. Dünya Savaşı sırasında oldukça hasar almış ancak 1923 yılında aslına uygun olarak neo-klasik mimari stili yeniden restore edilmiş. Şehir Parkının keyfini çıkarırken tiyatronun görkemli binasını inceleyebilir ve kültürel aktivitelerden faydalanıp etkinliklerine de katılabilirsiniz.

Rus Kilisesi

Rus Kilisesi
Rus Kilisesi

Uzun adıyla Aziz Nikolas Rus Kilisesi, Sofya’nın küçük ama dikkat çekici kiliseleri arasında yer alıyor. Altın kaplama kubbeleri ve yeşil konik yapısı ile bilinen 1914 yılında inşa edilen Rus Kilisesi, adını kiliseye çanları hediye eden II. Nicholas’tan alıyor. Kilisenin bugün ki konumlandırıldığı yer ile Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yıkılan Saray Camii’nin yeri. 

Tsentralni Hali (Central Sofia Market Hall)

Tsentralni Hali (Central Sofia Market Hall)
Tsentralni Hali (Central Sofia Market Hall)

Bir şehri tanımak için kültürlerine dair her şeyi bulabileceğimiz pazarlarını tercih ediyoruz. Sofya’nın Pazar yeri olan Tsentralni Hali, 1911’den beri hiç bozulmadan Marie Louise Bulvarında yer alıyor. İki kattan oluşan Tsentralni Hali basit bir Pazar gibi değil de neo-rönesans, neo-barok ve neo-bizans mimari tarzlarından izler taşıyan bir kapalı çarşı. Restorandan tadım marketlerine, manavdan etin taze geldiği kasap dükkanlarına, giyim ürünlerinden hediyelik eşyalara her türlü tezgâhın bulunduğu bu pazara bakmadan dönmeyin deriz.

Sofya Arkeoloji Müzesi

Sofya Arkeoloji Müzesi
Sofya Arkeoloji Müzesi

Sofya Arkeoloji Müzesi aslında, 1447 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bir cami. Sofya’nın en eski ve en büyük camisi olan Büyük Cami, 1893 yılında Rusların Osmanlı İmparatorluğunu yenmesi ile kapatılıyor. Günümüzde cami yapısını koruyan bina arkeoloji müzesi olarak kullanılıyor ve içerisinde çağlar boyunca Bulgaristan’dan çıkarılmış tarihi eserler sergileniyor.

Sofia Heykeli

Sofia Heykeli
Sofia Heykeli

Sofya’ya adını veren başrahibe Sofia’nın heykeli şehrin tam merkezinde yer alıyor ve her yerden görülebiliyor. 22 metre yüksekliğindeki Azize Sofia heykeli, altın kaplama vücudunun yanı sıra kolundaki bilgeliği temsil eden baykuş ve sağ elindeki zaferi temsil eden defne tacı ile de 2001 yılından beri Sofya’nın anlamını yansıtmaya devam ediyor.

Ayasofya Kilisesi

Ayasofya Kilisesi
Ayasofya Kilisesi

Yine kenti koruduğuna inanılan Azize Sofia için inşa edilmiş bir kilise olan Ayasofya, haç şeklinde tasarlanmış. Antik Roma tiyatrosunun kalıntılarının üzerine inşa edilen Ayasofya Kilisesi Osmanlı İmparatorluğu döneminde kapatılmış ancak 93 Harbinden sonra tekrar kilise olarak kullanılmaya başlanmış.

Boyana Kilisesi

Boyana Kilisesi
Boyana Kilisesi

Sofya’yı saran Vitoşa Dağı’nın eteklerinde yer alan Boyana Kilisesi’nin yapımına 10. yüzyılda başlanmış. İkinci kısmının yapımına 13. yüzyılda başlanan kilisenin son kısmı ise 19. yüzyılda tamamlanmış. 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren bu Ortodoks kilisesinin içerisinde 14. ve 16. yüzyıldan kalma freskler yer alıyor. Fresklerin üzerinde dini figürleri betimleyen tam 240 adet insan figürü yer alıyor. Sofya’nın yaklaşık 8 kilometre dışında Boyona köyünde bulunan kilise, en eskisi 1259 yılından kalmış olan freskleri ile özellikle de sanat ve tarih meraklıları için görülmeye değer.

Ulusal Sanat Galerisi

Ulusal Sanat Galerisi
Ulusal Sanat Galerisi

Günümüzde Bulgaristan’ın en büyük müzesi olan Ulusal Sanat Galerisi, 1934 yılında kurulmuş ve farklı bölgelere ek binalar açılarak genişletilmiş. 4. yüzyıldan günümüze ulaşmış Hıristiyan dini eserlerinin yanı sıra 19. yüzyıl ve sonrası Bulgar sanatçıların eserlerine yer veren müzede yaklaşık 50.000 farklı tablo, heykel ve çalışmalar yer alıyor.

Borisova Gradina

Borisova Gradina
Borisova Gradina

Sofya’nın en büyük parkı olan Borisova Gradina yani Boris’in Bahçesi 1884 yılında yapılmış. Adını Çar 3. Boris’ten alan Borisova Gradina içerisindeki koşu parkuru, adrenalin oyuncakları, üniversite gözlem evi ve 1944’ten 1989’a kadar adının Özgürlük Parkı olarak değişmesine de neden olacak Sovyet Anıtı ile gezilmeye değer parklardan. Sofya’da nerede kalınır makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
Lütfen isminizi yazın